Haziran 30, 2009

Bölük Pörçük

Başlarken: IAMX_Spit it out

Haziranın da sonu gelmiş be... Bu aralar çok çabuk geçiyor günler. Bazen yapacak bir sürü şey oluyor, bazen de boşluk sanki her yerde. Zaman, gün kavramı yok sanki... Bugün Meltem Ablamın odasındaki kanepede yatarken dolabın kapağına asılmış mükemmel gelinliğe herhalde yarım saat kitlenmiş olarak baktım, bakakaldım. O kadar çok şey üşüştü ki aklıma... Bir sürü kare... Bir sürü anı, diyalog, gülümseme... Hareket etmedim hiç, kitlendim kaldım. O anın tadını çıkardım. Umarım Meltem Ablam çok mutlu olur. Artık bu düğünde son enerjimi kullanacağım sanırım oynamak için çünkü yoruldum artık iki gemi yanyana aydaya bilir misin, yarim sen benim sevdama dayanabilir misin soru cümlesini duymaktan. Hee bir de Kibariye'nin o güçlü sesinden "Tepecikli" parçasına bayılmıştım abimlerin düğünde. Tepecikli mi, Kuruçaylı mıııııı? diye bağıra bağıra söylemiştim pazar gecesi ama dün gece baydın be Kibariye. Amaaaa hem güldüren hem de düşündüren, hem bizi 9 8lik oynatan hem de güncel bir sosyal mesaj veren en başarılı 2009 düğün parçasını açıklıyorum. Yorganda kene var, kopar kopar gene var...
Yorganda kene var, kopar kopar gene var
Levamlarım cebimde, söyleyin sizde ne var?

Cumartesi gecesi Babaeski'deki düğüne Bilgesu, Eren, Onur ve tabii ki Kadir de geldi. Çok mutlu ettiler beni. Yeterinde ilgilenemedim onlarla telaştan ama onlar kendi kendilerine eğlendiler zaten. Onur "Burada içki çeşitleri Burgaz Rakı, Tekirdağ Rakı, Yeni Rakı falan di mi? Hehehehee.." diye dalga geçti tüm yol boyunca. Ama düğünün ortalarında muhtelif yerlerine birşeyler bağlamış olarak pistte, ağaçların arasında göbek atan bir dörtlü vardı. Çünkü Bahçe Pub(!)ta tekila shotları devirmişler arada. Başta bu kadar eğlenmelerine anlam verememiştim ama herşey netlik kazandı sonradan(: Yarın kamera görüntülerini izleyeceğiz ailecek. Babamın dediğine göre kıvırcık çok ön plandaymış. İyi ki geldiniz be ((:

Sanki Candan Abla biraz mutsuz çıkmış. Abim mutlu eder onu yaa :P








Bu arada düğünümüzün başka misafirleri de vardı, mesela fıstık gibi 2 kız. Görümcenin dostları, damadın kardeşleri (: Onlara da sevgilerimi iletiyorum burdan. Çok güzelsiniz, çok özelsiniz...




Pazar günü kız alma merasimi vardı. Eğlenceliydi çok ama bir ara hiç bitmeyecek sandım. Candan Abla evin önüne gelince arabadan inmedi, adet gereği birşeyler istedi kayınpederinden (: Ben olsam zıplar inerdim valla. Bu kadar da gevşek bir görümceyim yani ve bir o kadar da gevşek bir gelin olacağım anlaşılan ;) Kıvırcığa sevgiler...

Salı günü de mezuniyet töreni vardı. Herşey diplomayı elime aldığım an dank etti kafama. Nedense bir türlü inanamıyordum mezun olduğuma. Ama olmuşum işte. Bugün işsizliğimin 7. günü. Okulla ilgili yazacaklarım var ama onları bu geceye sıkıştırmak istemiyorum. Belki yarın gece...

Kıssadan hisse, günler geçiyor... Sabırsızlıkla cuma gününün gelmesini bekliyorum ve o güne kadar kötü bir haber almak istemiyorum. Nolur...Çok korkuyorum...
Tatlı rüyalar...

Bitirirken: IAMX ft. Imogen Heap_My secret friend
(Bir parçanın sözleri ancak bu kadar basit ama bir parça da ancak bu kadar güzel olabilir ...)

Haziran 17, 2009

Yani...

Lüleburgaz'dayım yine... Malum düğün hazırlıkları... Aslında benim pek birşey yaptığım söylenemez. Evin değişik köşelerinde değişik pozisyonlarda yuvarlanıyorum. Annem yiyecek birşeler hazırlıyor, yiyiyorum, uyuyorum, arada çarşıya gidiyoruz laf olsun diye. Maksat düğün hazırlığı... Aslında ben de heyecanlanıyorum ama belli etmiyorum. Bir de ben belli edersem işler iyice karışır. Ne de olsa 3 gün sonra görümce olacağım, onun ağırlığı var üzerimde :)Neyse... Düğün ayrıntılarını düğünden sonra yazmayı düşünüyorum.


Pazartesi gecesi hayatım boyunca hatırlayacağım bir gece oldu benim için mezuniyet yemeği. Pek de istekli değildim giderken. Bir de manitamla gittiğim için hem endişeliydim hem de fazlasıyla mutlu. Endişeliydim çünkü bölüm arkadaşlarımla beraber geçirebileceğim son geceydi, onlara vakit ayırmak istiyordum. O kadar çok eğlenmeliydim ki okul benim için hep beni gülümseten bir anı olarak kalmalıydı. Biliyorum, belki de bir geceye gereğinden fazla anlam yüklemiştim. Ama şimdi düşünüyorum da iyi ki öyle yapmışım. Gerçekten de çok güzel bir geceydi. Bütün gece içime şeytan kaçmış gibi oynadım, zıpladım durdum, ayakkabılarımı da çıkardım, ohh mis... Hatta bir ara kendimi Yıldız Tilbe zannettim, onun gibi oynamaya çalıştım. Ama manitamın da benden geri kalır yanı yoktu doğrusu. Sanırım onun da bir ara içine Atilla Taş ya da Tarık Mengüç kaçmış olabilir :) Su Ada'daydı yemek. Manzarası muhteşemdi. Parası olanlar bu işi biliyor azizim. Herhalde bu ölümlü dünyada bir daha gitmek nasip olmaz. Ya da giderim, sonra da dönerim su içip en fazla :) Özge ile hayal kuruyoruz iş çıkışları gidip majitolarımızı yudumlayacağız Asmalımescit'te diye. Ben Su Ada'yı gördükten sonra bu hayale mini minnacık eklemeler yapmak istiyorum. Mesela haftasonları Ada'nın havuzuna gitmek... Ama kesinlikle havuza girmek yok, sadece güneşleneceğiz. Neden mi? Oooo, bebeğiiiim havuzu çok klorlu çünküüü... Paramız bok çünkü, D vitaminine harcayacağız hepsini :) Kısacası hoş bir yerdi doğrusu. Oradan çıkınca da Reina'ya gittik. Bunu da sanki hep yaparmışım gibi anlatıyorum. Alakası yok, ilk defa gittim oraya da. Ehh işte, fena değildi. Pek birşey anlayamadım doğrusu. Çok yorgunduk ve çok az kaldık. Kendimi Thales'i aldatıyormuşum gibi hissettim. Oysaki ben Reina için tek gecelik bir eğlenceydim. Serdar falan da ordaydı. Ortaç olan... Öyle işte.


Fırat Danış'ı gördüm bugün tvde. Onun çok sevdiğim bir parçası eklediğim video da. Ama mümkünse bu parçayı Emre Altuğ değil de Fırat Danış söylesin, ne de olsa onun parçası. Fırat Danış'tan dinledikten sonra Emre Altuğ'un yorumu biraz con con işi geliyor bana nedense. Dinleyin bakalım...


İlgili aramalar: müzik - fırat tanış - yani (canlı) -  emre -  altuğ -  fırat -  tanış -  yani -  şarkı -  albüm


Heee bu arada Yalın sıçana benzemiyor mu ya?


Burada pek benzememiş ama olsun, benzeyen fotosunu bulamadım şimdi. Ama valla benziyor bence. Neyse... Hadi kalın hoşça..

Haziran 10, 2009

Topuklu pabuç

İlk defa çok topuklu bir ayakkabı aldım bugün ama her an pişman olabilirim. Aşk-ı Memnu'da Bihter'i pek beğenirdim ama bebişim benim topuklu ayakkabılarla sipastik sipastik yürürdü. Şu an ben de o bok attığım Bihter gibi yürüyorum. Ama Bihter gibi taş ve zayıf da değilim. Eeee, sıçtım ben o zaman. Neyse... Canım sağolsun :)

Hıımmm...Bu da enterasan tabii...

Deneme

Aslında ne zamandır düşünüyordum bir blog açmayı. Ama hep erteledim. Kesin ben bununla çok vakit harcarım dedim sanki vaktimi her zaman çok da verimli kullanıyormuşum gibi... Neyse işte. Bu deneme yazımda link eklemeyi, fotoğraf eklemeyi falan deneyeceğim. Umarım yapabilirim ki eğer yapamazsam bu blog bok gibi olur, itiraf ediyorum. Ebeeet, deniyorum.Özge'nin adresini eklemeye çalıştım. Emin değilim. Bir de fotoğraf eklemek istiyorum. Off çok heyecanlı bi şey sanki..
Yaptım mı acaba?? Hemen bir önizleme tuşuna basıyorum.
Eee olmadı ama şimdi resim istediğim yerde değil.



Nihahahaaaa...Olduuu... Artık bence ben de bir blog sahibiyim. Evet, kesinlikle ;)

Hooop...

Melaba :)
 
Free Hit Counter